
bazen o kadar çirkin geliyor ki sylvia plath'in sözlerini kullanmam. onun binde biri olamayacağımı bilirken. derdim onun yazarlığı değildi. sadece onu anlamak istemiştim. dönem dönem vazgeçsem de hala istiyorum.
1,5 yıldır yazıyorum. yazdıklarım hakkında insanların ne düşündükleri hiç umrumda olmadı. yazdım çünkü içimde susturamadığım bir ses vardı.
yaşadılarım...
içimden geldiğince yazdım.
ama artık sıkıldım.
kendi yazıp okudugum günlüğümün olmasını bile istemiyorum. bu kadar duygu sömürüsüne de gerek yok i$te. sıkıldım bitti.
belki yine başlarım.
şimdi bir gölüm. bir kadın eğiliyor üzerime,
erimimi arıyor gerçekte ne olduğunu anlamak için
sonra bu yalancılara dönüyor, mumlara veya aya.
sırtını görüyorum ve sadakatle yansıtıyorum sırtını
gözyaşlarıyla ve bir el hareketiyle ödüllendiriyor beni
önemliyim onun için. geliyor, gidiyor.
her sabah onun yüzü alıyor karanlığın yerini
içimde genç bir kızı boğdu ve içimde genç bir kadın
havalanıyor ona doğru günden güne, korkunç bir balık gibi...